Vinceria Lineum RPG
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.

Vinceria Lineum RPG

Harry Potter'ın büyüleyici dünyasına yeni bir pencere, yeni bir soluk!
 
AnasayfaLatest imagesAramaKayıt OlGiriş yap

 

 17 Numara

Aşağa gitmek 
2 posters
YazarMesaj
G. Elbereth Véalidus
Kaçak
Kaçak
G. Elbereth Véalidus


Mesaj Sayısı : 34
Kayıt tarihi : 21/03/11
Yaş : 30

Mini Lejant
Savaş Tarafı: Karanlık
RP Yaşı: 26
RP Partneri: Adelard Acheron Theodén ♥

17 Numara Empty
MesajKonu: 17 Numara   17 Numara EmptySalı Haz. 07, 2011 5:04 pm

Lorién ile olan ilişkisini düşündüğünde büyüdüğünü daha iyi anlıyordu genç cadı. Hogwarts yıllarındaki düşman kardeşler yoktu artık, aksine birlikte oldukları zamanlarda oldukça iyi vakit geçiriyorlardı. Ne abuk subuk kıskançlıklar ne de kavgaları kalmıştı fakat bu sefer de yalanlar, sırlar girmişti aralarına. Masum sırlar daha ciddi şeylere dönmüştü onlar büyüdükçe…Değer verdiği tek kişi O’ydu bu dünyada ve her ne kadar yalan söylemek istemese de yaptıkları seçimler zorlamıştı genç cadıyı bu yola. Ah Lorién, neden bu mesleği seçtin ki? Boş sokakta gölgelere karışmış ağır adımlarla yürüyordu, gecenin sessizliğini topuklu ayakkabılarının sesi deliyordu. Lorién’in yaptığı seçimlerden çoğu hoşuna gitmiyordu elbette ama en çok karşı çıktığı şüphesiz seherbaz olmasıydı. Gerçekte kim olduğunu, burada yaşadığını öğrenmesi halinde kardeşinin ne yapacağını merak etsine rağmen kendini riske atacak kadar delirmemişti henüz.

Lorién onun bu şehri sevmediğini düşünse de seviyordu burayı… Annesiyle hep burada buluşurdu; sessiz, sakin gözlerden uzak… Aşina olduğu o sokağa geldiğinde adımlarını biraz daha hızlandırdı genç cadı. Mektubunu göndereli üç günden fazla olmuştu ki bu sürede Fransa’dan Spellbound’a gelebilmesi için yeterliydi. Bu tür küçük detaylara sürekli olarak dikkat etmesi gerekiyordu, bunu sadece buluşacakları zamanlarda değil normal hayatında da yapmalıydı. Lorién onu Fransa’da biliyordu ve bu böyle kalmalıydı. Yoldan geçenlerle göz göze gelmekten kaçınsa da ısrarla ona bakanlara delici bakışlarını göndermekte tereddüt etmiyordu. Yüzündeki masumluğum bir anda şeytani bir ifadeye dönüştüğünü görenler de çok geçmeden yollarına devam ediyorlardı. Evi bulması için numaraları takip etmesine gerek yoktu, ezberlemişti artık bu yolları. Gene de emin olmak için numarayı kontrol etti. 17 Numara. Annesiyle gizli gizili buluştukları evin numarası da on yediydi. Anılar zihnine hücum etmeye başlarken onları uzaklaştırmak istercesine başı geriye doğru attı ve hemen yanında duran çanı hafifçe salladı. Çok geçmeden içeriden gelen köpek sesi tüm dikkatini üzerine toplamıştı. Ani bir sinir tüm bedenine yayılırken kardeşi kapıyı açtığında ona bağırmamak için birkaç saniye içerisinde eski, sakin haline döndü ve yüzüne sıcak bir gülümseme yerleştirmeye çalıştı. Ne kadar başarılı olduğunu bilmese de en azından gülüyordu işte.

-Loth, sana bu köpeği gönder demiştim.

Kardeşi kapıyı açar açmaz birden bire dökülüvermişti sözcükler; fakat soğuk bir tavırla değil aksine düşündüğünden daha sıcak ve samimi bir havayla dile getirmişti bunları. Hayvanlarla hiçbir sorunu olmamasına rağmen bu köpekle ilgili ciddi sorunları vardı. Köpeğin o mavi bakışları nefretle dolu ve Elbereth’in ruhunu okur gibiydi. Sanki kim olduğunu biliyordu, neler yaptığını, neler yapacağını…


En son G. Elbereth Véalidus tarafından Ptsi Haz. 13, 2011 12:49 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anastasia Lorién Véalidus
Spellbound Seherbaz Dpt. Bşk. & Yönetici
Spellbound Seherbaz Dpt. Bşk. & Yönetici
Anastasia Lorién Véalidus


Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi : 04/06/11
Yaş : 27

Mini Lejant
Savaş Tarafı: Aydınlık
RP Yaşı: 26
RP Partneri: Olacaktı. Dul kaldım abi *,*

17 Numara Empty
MesajKonu: Geri: 17 Numara   17 Numara EmptyÇarş. Haz. 08, 2011 3:39 pm

-Sakin ol oğlum! Bitecek birazdan.

Sabahtan beri yerinden kalkmayan köpek, Anastasia onu taramaya çalışırken kudurmuştu resmen. Kadın hem onu sabit tutmaya çalışıyor hem de canını acıtmamaya çalışıyordu. Dün akşam yemek konusunda yaşadıkları küçük kavgadan sonra, biliyordu köpek cezalı olduğunu. Sahibi ona ilgi gösterince de sevinmişti haliyle -ama biraz fazla. Sonunda genç kadının elinden kurtulan Thor, merdivenlerden uçarcasına indi ve holün mermer zemininde hafifçe kayıp direk salona daldı. Anastasia da taraktaki tüyleri banyoda temizledikten sonra Thor'u tekrar yukarı çıkarmayı planlıyordu. Çünkü ikizi gelecekti ve pek iyi anlaştıkları söylenemezdi. Aslında misafir olarak Luthien'e bırakmayı düşünüyordu ama o da evde olmayacaktı. Ağır ağır merdivenlerden inerken kapı çaldı. Thor da duymuş olacak ki hızla kapıya doğru koşmaya başladı. Genç kadın aklından geçen ilk şeyi yapıp trabzanlardan kaydı ve köpeğin tasmasına yapıştı. Dağılan saçlarını düzeltti ve kapıyı açtı. Thor, Elbereth'i görünce daha çok kudurdu.

-Loth, sana bu köpeği gönder demiştim.

Elbereth'in ona 'Loth' demesinden oldum olası kıl olan genç kadın cevap vermek için sabretti. Köpeği sürükleye sürükleye yandaki odaya götürdü ve uslu durmasını tembihleyerek kapısını kapattı. Geri döndüğünde kardeşi çoktan içeri girmişti.

-Biliyorum, biliyorum. Ama verecek bir yer bulamadım Bereth. Ah, gel buraya görüşmeyeli o kadar oldu ki... Seni çok özlemişim.

Diyerek sarıldı kardeşinin boynuna. Onun kendine has parfümünün kokusunu alınca eski anıları canlandı gözünde. Hiç bir araya gelemezlerdi. Kavga edip dururlardı. Şimdi ise -Thor dışında- hiçbir sorunları yoktu. Sonunda kardeş olmanın anlamını öğrendiklerinde ise biraz geç kalmış oldukları fark etmişlerdi. Ne diyebilirdi ki? İçten içe bunun için annesini ve babasını suçluyordu. Düşünceleri onlara yönelince kafasını salladı genç kadın ve konuşmaya başladı.

-Salona geçelim istersen. Aç mısın? Bir şeyler hazırlayabilirim hemen.


En son Anastasia Lorién Véalidus tarafından Cuma Haz. 10, 2011 10:43 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
G. Elbereth Véalidus
Kaçak
Kaçak
G. Elbereth Véalidus


Mesaj Sayısı : 34
Kayıt tarihi : 21/03/11
Yaş : 30

Mini Lejant
Savaş Tarafı: Karanlık
RP Yaşı: 26
RP Partneri: Adelard Acheron Theodén ♥

17 Numara Empty
MesajKonu: Geri: 17 Numara   17 Numara EmptyPerş. Haz. 09, 2011 7:21 pm

Lorién kapıyı açtığında, Elbereth onun küçük çaplı bir savaştan çıktığını düşündü bir an için. Saçları her zaman olduğu gibi düzgün değil aksine dağınıktı. Anlaşılan köpeği zapt etmeye çalışırken gelmişti bu hale. Elbereth’in üzerine atlaya bilmek için tüm gücünü harcayan hayvan, Lorién’in elinden kurtulamamıştı. Lorién köpeği içeri alırken Elbereth davet edilmeyi beklemeden çevreyi hızla süzdükten sonra içeri girdi ve kapıyı kapattı. Aradan bir dakika geçmeden her zamanki Lorién dönmüştü.Ona ‘’Loth’’ dediği için sinirlendiğini bilse de arada bir öyle seslenmek hoşuna gidiyordu.

-Biliyorum, biliyorum. Ama verecek bir yer bulamadım Bereth. Ah, gel buraya görüşmeyeli o kadar oldu ki... Seni çok özlemişim.

Kardeşinin kokusunu içine çekerken onu ne kadar çok özlediğini yeni fark etmişti, genç cadı. Bu halde oldukları için kendine olan kızgınlığı biraz daha artmıştı. Lorién babasının, Elbereth annesinin yolundan gitmeye karar vermişti. Aslına bakılırsa ortada kızılacak bir suçlu yoktu ama Elbereth bu işte, her zaman kızacak bir şeyler bulurdu kendine. Bereth. Nedense hiç sevememişti bu ismi ve Lorién de bunu ona karşı hep kullanırdı. Şimdi ödeşmişlerdi işte. Lorién düşüncelerini uzaklaştırmak istercesine başını sallayıp konuşmaya başlaması genç cadıyı da kendine getirmişti. Her şeyi anlatıp kurtulma dürtüsünü bastırmış ve dikkatini kardeşine vermişti.

-Salona geçelim istersen. Aç mısın? Bir şeyler hazırlayabilirim hemen.

Ne diyebilirdi ki? Yemek yiyeli yarım saat bile olmamıştı, aç değildi. Bu yüzden de Lorién’in ‘’Dışarıdan gelen herkes açtır, özellikle de Elbereth.’’ kuralını geçiştirecek bir şeyler bulmalıydı. Derin bir iç çekti. ‘’İşte başlıyoruz.’’ Evet, kaçamak, geçiştirme cevaplar, kimliğini gizlemek için söylenen yalanlar başlıyordu. Kardeşine ne cevap vereceğini düşünürken salona doğru yönelmişti genç cadı. Sözlerine başlamadan önce koltuğuna yerleşti ve Lorién’in cevap beklediğini belirten bakışlarına aldırmadan etrafı incelemeye koyuldu. Buraya her gelişinde farklı bir dekorla karşılaşıyordu. Yunanistan’daki evlerinden kalma vitrinlerin yeri değişmiş, hatta içine birkaç yeni eşya eklenmiş, tablolara yenisi eklenmişti. Mobilyaları da tamamen değiştirmişti. Beyaz deri koltukların yerine kahverengi kenarları işlemeli büyük koltuklar gelmişti. Oturduğu koltuğun tam karşısında, ‘’her an alıp okuyabilirim’’ tarzındaki kitapları duruyordu, asıl kitaplar üst kattaki kütüphanesindeydi. Hemen arkasındaysa kış bahçesi olduğunu tahmin ettiği bir yere açılan kapı vardı. Abartısız ve çok fazla renkten oluşmayan bu dekor şimdiye kadar görme fırsatı yakaladıkları arasında en iyisiydi şüphesiz. Çocukluğundan beri yaptığı bir şeydi bu. Biri ona soru sorduğunda alakasız şeylere yönelir, bekler ve karşısındaki çileden çıkmaya başladığı anda cevap verirdi. Lorién, Elbereth’in bu haline alışmış olacak ki gayet sakin bekliyordu sorusunun cevabını.

-Loth, ne zamandır görüşmediğimizin farkında mısın sen? Sanırım yemeği sonra da yiyebilirim ama şaraba ‘’hayır’’ demeyeceğimi sen de biliyorsun. Ayrıca söylemeden edemeyeceğim, bu sefer beğendim dekorunu.


Genç cadı konuşmaya başladığında yüzünde koca bir gülümseme belirmişti, bir tek Lorién’in yanında oluyordu bu. Ondan yayılan enerji biraz için de olsa onun gibi olmasını sağlıyordu; fakat bu birkaç saniyeden öteye gidememişti bir türlü. Ne yaparsa yapsın o hep aynı Elbereth’ti.


En son G. Elbereth Véalidus tarafından Ptsi Haz. 13, 2011 12:49 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anastasia Lorién Véalidus
Spellbound Seherbaz Dpt. Bşk. & Yönetici
Spellbound Seherbaz Dpt. Bşk. & Yönetici
Anastasia Lorién Véalidus


Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi : 04/06/11
Yaş : 27

Mini Lejant
Savaş Tarafı: Aydınlık
RP Yaşı: 26
RP Partneri: Olacaktı. Dul kaldım abi *,*

17 Numara Empty
MesajKonu: Geri: 17 Numara   17 Numara EmptyCuma Haz. 10, 2011 11:16 am

Elbereth, Lorién'nin sorusunu yanıtlamadan salona yönelmişti. Genç kadın da onu takip etti. Kardeşinin ısrarcı bakışlarına aldırmadan etrafı inceleyen Elbereth'in biçimli dudakları memnuniyetle kıvrıldı. Lorién gülümsemesine engel olamadı. Şuan onu oyaladığını biliyordu ama sonuçta o sabırlı bir kadındı ve kardeşini iyi tanıyordu. Sadece kardeşine karşı böyle sabırlı olduğunu da atlamamak gerek tabi. Bir süre sonra kardeşinin ona dönmesiyle o da dikkatini ona verdi.

-Loth, ne zamandır görüşmediğimizin farkında mısın sen? Sanırım yemeği sonra da yiyebilirim ama şaraba ‘’hayır’’ demeyeceğimi sen de biliyorsun. Ayrıca söylemeden edemeyeceğim, bu sefer beğendim dekorunu.

Evet, gerçekten uzun zamandır görüşmemişlerdi. Ne zaman görüşmek isteseler mutlaka birinin işi çıkıyordu. Sonunda başarabildiklerine inanamıyordu hala, Lorién. Ayrıca dekorla ilgili tahmini de doğruydu, Elbereth her zaman sade şeylerden hoşlanırdı. Lorién de bir açıdan ona benziyordu fakat bazen gösterişten kendini alamıyordu. Elbereth'in isteği üzerine salonun diğer tarafında, şarapların bulunduğu büyük dolabın yanına gitti ve kapağını açtı.

-Hmm... Hayır... Hayır... Hayır... Ah, evet işte buradasın. Bu şişe bir arkadaşımdan hediye geldi. Nereden aldığını söylemesi için yalvardım fakat ağzından laf alamadım. Umarım beğenirsin. Çünkü müthiş bir şey.

Konuşurken bir yandan da şişenin tıpasını çıkarttı ve kadehleri doldurdu. Şişeyi sehpahaya koydu ve şarabından bir yudum aldı. Gözlerini devirdi ve gülümsemesini daha da belirgin hale getirdi. Belki biraz abartıyordu fakat zevkler ve renkler tartışılmaz sonuçta.

-Eee anlat bakalım. Neler yaptın görüşemediğimiz bu uzuuuun süre zarfında? İşler nasıl? Yeni biri var mı?

Son sorusunu sorduktan sonra göz kırptı ve şarabından bir yudum daha aldı. Kardeşinin yanındaki koltuğa yerleşirken aklından geçirdiği tek şey bir daha bu kadar uzun süre ayrı kalmamaktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
G. Elbereth Véalidus
Kaçak
Kaçak
G. Elbereth Véalidus


Mesaj Sayısı : 34
Kayıt tarihi : 21/03/11
Yaş : 30

Mini Lejant
Savaş Tarafı: Karanlık
RP Yaşı: 26
RP Partneri: Adelard Acheron Theodén ♥

17 Numara Empty
MesajKonu: Geri: 17 Numara   17 Numara EmptyPtsi Haz. 13, 2011 12:48 pm

Kardeşine onaylarcasına baktıktan sonra Lorién sonun öbür tarafındaki dolaba yönelmişti. Yeri değişmen bir diğer şeyin de şarapların olduğunu fark etmişti böylelikle genç cadı.

-Hmm... Hayır... Hayır... Hayır... Ah, evet işte buradasın. Bu şişe bir arkadaşımdan hediye geldi. Nereden aldığını söylemesi için yalvardım fakat ağzından laf alamadım. Umarım beğenirsin. Çünkü müthiş bir şey.

Bir süre dolabın yanında oyalandıktan sonra elinde bir şişeyle kadehlerin olduğu yere yöneldi. Lorién’le damak zevklerinin birbirine yakın oluşu Elbereth’in merak duygusunu körüklemişti. Lorién, kadehini uzattıktan sonra genç cadı bekledi biraz. Lorién’in dudakları memnuniyetle kıvrılırken tipik şarap deneme testini es geçip tadına baktı şarabın. Kardeşi gibi o da yüzünde beliren gülümsemeye engel olamamıştı. Kardeşi tekrar konuşmaya başlayınca dikkatini şaraptan kardeşine yöneltti genç cadı.

-Eee anlat bakalım. Neler yaptın görüşemediğimiz bu uzuuuun süre zarfında? İşler nasıl? Yeni biri var mı?

Genç cadı bu soruyu beklese de cevabını henüz hazırlamamıştı ve ne demesi gerektiğine karar vermeliydi. Acheron’dan bahsedemezdi ona. Fransa’da yaşayan birinin Spellbound’dan bir sevgilisinin olduğuna inanmayacak kadar akıllı biriydi Lorién, üstelik bu Elbereth bile olsa değişmeyecek bir şeydi. Kardeşi yanındaki koltuğa yerleşirken genç cadı da onu izledi sakince ve şarabından bir yudum daha aldı. Kardeşi oturduktan sonra ne söyleyeceğine tam olarak karar verene kadar zaman kazanmak için konuşmaya başladı genç cadı..

-Loth, itiraf etmeliyim ki şarap gerçekten mükemmel. Ayrıca kim getirdi sana bunu ve sorgulama yeteneğine ne oldu senin?! Bunu getiren benim arkadaşım olsaydı nereden aldığını öğrenmeden asla bırakmazdım. Yaşlanıyorsun Loth!

Sözlerinin ardından küçük bir kahkaha atarken kardeşinin de güldüğünü görmek mutlu etmişti genç cadıyı. Şarabından bir yudum daha aldıktan sonra tekrar söze başladı.

- Beni bilmiyor musun Loth?! Ne zaman bir ilişkim bir haftadan fazla sürdü ki? Tabii bu olmadığı anlamına da gelmiyor ama gereksiz bir detay. Ciddi bir şey olduğunda bir şekilde duyarsın sen zaten. Beni boşver de senden haber ver. Eminim, tek yenilik dekorun değildir.

İmalı bir şekilde gülümseyip şarabından bir yudum daha alırken konunun Lorién’e dönmüş olması yüzündeki hoşnutluk ifadesinin biraz daha belirginleşmesine neden olmuştu. Kardeşinden gelecek cevaba odaklanırken bir yandan da iş konusunda bir şeyler öğrenebilme düşüncesi yerleşmişti genç cadının aklına. Her ne kadar bu tür işlerine Lorién’i bulaştırmak istmese de bu tür fırsatları kaçırmayı göze almıyordu genç cadı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anastasia Lorién Véalidus
Spellbound Seherbaz Dpt. Bşk. & Yönetici
Spellbound Seherbaz Dpt. Bşk. & Yönetici
Anastasia Lorién Véalidus


Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi : 04/06/11
Yaş : 27

Mini Lejant
Savaş Tarafı: Aydınlık
RP Yaşı: 26
RP Partneri: Olacaktı. Dul kaldım abi *,*

17 Numara Empty
MesajKonu: Geri: 17 Numara   17 Numara EmptyPtsi Haz. 13, 2011 4:01 pm

-Loth, itiraf etmeliyim ki şarap gerçekten mükemmel. Ayrıca kim getirdi sana bunu ve sorgulama yeteneğine ne oldu senin?! Bunu getiren benim arkadaşım olsaydı nereden aldığını öğrenmeden asla bırakmazdım. Yaşlanıyorsun Loth!

Kardeşinin kahkahası onu da gülümsetmişti. İster istemez elini yüzüne götürdü. Gerçekten yaşlanıyorlar mıydı? Bu kadar çabuk mu? Şarabından bir yudum aldı o da. Kardeşi sözlerine devam etti.

-Beni bilmiyor musun Loth?! Ne zaman bir ilişkim bir haftadan fazla sürdü ki? Tabii bu olmadığı anlamına da gelmiyor ama gereksiz bir detay. Ciddi bir şey olduğunda bir şekilde duyarsın sen zaten. Beni boşver de senden haber ver. Eminim, tek yenilik dekorun değildir.

Kardeşinin çelişkili cümlelerine kafayı takmayacaktı bu akşam. Ama biri varsa da duyacağına emindi. Fakat şu sıralar hayatında biri yoktu. Olmasını istediğinden de emin değildi aslında. Şu büyü aklını yeterince karıştırıyordu ve üzerinde düşüneceği başka bir şey istemiyordu.

-Sanırım şu sıralar yaptığım tek yenilik mobilyalarda. Seni hayal kırıklığına uğrattıysam üzgünüm, Elbereth'ciğim. Ayrıca işime konsantre olmam gerektiğini düşünüyorum. Etrafta ilginç olaylar dönüyor.

Kardeşinin meraklı bakışlarıyla karşılaşınca açıklama gereği duydu genç kadın. Şarabından bir yudum daha aldıktan sonra...

-Ah, hayır abartılacak bir şey değil. Sadece bakanlıkta kaydı bulunmayan birkaç animagus tespit ettik, onların peşindeyiz. E, etraf bu kadar sakin olunca en küçük bir şey bile kaos yaratabiliyor.

Kardeşine karşı yalan söylemek istemezdi elbette. Fakat bu meseleyi ulu orta anlatabileceğini düşünmüyordu. Yalan söylemekten nefret ederdi. Kendisine yalan söylenmesinden de... Ama mecburdu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
G. Elbereth Véalidus
Kaçak
Kaçak
G. Elbereth Véalidus


Mesaj Sayısı : 34
Kayıt tarihi : 21/03/11
Yaş : 30

Mini Lejant
Savaş Tarafı: Karanlık
RP Yaşı: 26
RP Partneri: Adelard Acheron Theodén ♥

17 Numara Empty
MesajKonu: Geri: 17 Numara   17 Numara EmptyÇarş. Haz. 15, 2011 8:04 pm

-Sanırım şu sıralar yaptığım tek yenilik mobilyalarda. Seni hayal kırıklığına uğrattıysam üzgünüm, Elbereth'ciğim. Ayrıca işime konsantre olmam gerektiğini düşünüyorum. Etrafta ilginç olaylar dönüyor.

‘’Etrafta ilginç olaylar dönüyor.’’ Cümlesi genç cadının bütün dikkatini çekmeye yetmişti. Şu sıralar karanlık tarafın yaptığı ‘’ilginç’’ olarak nitelendirilebilecek bir olay olmamıştı. Üstelik Lorién’in ilginç dediği bir olayın gerçekten ilgi çekici olması gerekiyordu. Lorién, genç cadının meraklı bakışlarını gördükten sonra açıklama ihtiyacı duymuş olsa gerek tekrar konuşmaya başladı.

-Ah, hayır abartılacak bir şey değil. Sadece bakanlıkta kaydı bulunmayan birkaç animagus tespit ettik, onların peşindeyiz. E, etraf bu kadar sakin olunca en küçük bir şey bile kaos yaratabiliyor.

Lorién, başkasının kolay kolay anlayamayacağı ama Elbereth’in gözünden kaçmayacak alelacele ortaya atılmış basit yalanını bitirdiğinde Elbereth yüzündeki gülümsemeyi bozmadan onu dinlemeye devam ediyordu. Başını kardeşinin dediklerini onaylarcasına sallarken ‘’Ah, hadi ama! Bundan daha iyisini yapabilirdin kardeşim.’’ demek geliyordu içinden. Lorién asla kayıtsız animagusları ilginç bulan biri değildi. Aksine, bu tür evrak işlerinden hiç hoşlanmazdı.

- Kaydı bulunmayan birkaç animagus… Oldukça ilginç olsa gerek. Ah, her neyse Sihir Bakanlığı ve onun abuk subuk işleri. Sanırım hiçbir zaman anlayamayacağım.

Umursamaz, bir o kadar da sıradan bir tavır sergilemişti. Lorién onun bu hallerine alışık olduğu için sorun olmayacağı da aşikârdı. Üstelik bu tavır, Lorién’in de hoşuna gidebilirdi şuanda çünkü başarısızlıkla sonuçlanan yalan söyleme çabası da kapanmış oluyordu. Tabii ki bu Elbereth için kapanmış sayılmazdı, en azından buraya boşuna boşuna gelmiş olmayacaktı fakat biraz daha bu konu üzerinde durmaya devam ederse dikkat çekebilirdi. Tekrar dönmek üzere kapattığı bu konuyu şimdilik biraz gerilere bırakmıştı.

-Gelecek Postası’nda çıkan haberlere ne diyorsun? Her gün yeni bir şey çıkıyor; yok seherbazlar tehlikede yok gizli bir ordu. Bunların aslı var mı gerçekten?

Az önce kardeşine başarısız yalan girişiminden dolayı söylenirken şimdi dikkatsizliği yüzünden oldukça büyük bir gaf yapmıştı. Lorién’in şaşkın bakışlarına maruz kaldığında hızla kıvırma çabasına girişti. Yüzüne kardeşinin verdiği tepkiye şaşırmış bir ifade yerleştirip konuşmaya başladı.

-Ne? Tamam, Fransa’da yaşıyor olabilirim ve tamam, buradan nefret de ediyor olabilirim ama gündeminizi takip ediyorum canım. Öyle bir yere takılıp kalmak bana göre değil bilirsin. Ayrıca, Fransızlar..Mmm, nasıl desem… Biraz fazla mükemmeliyetçi ve her şey kontrollerinde olsun istiyorlar. Anlayacağın oldukça sıkıcılar. Doğru dürüst dedikodu haberi bile yok. Bana daha eğlenceli şeyler gerek.

Konuşmasının sonunda göz kırptı ve şarabından bir yudum daha aldı genç cadı. Oldukça inandırıcı ve Elbereth’ten beklenir bir cevabın ardından Lorién’deki inanmış surat ifadesini görünce daha da rahatlamıştı. Arkasında yaslanırken bu olaydan da sıyrılmış olmanın verdiği rahatlıkla derin bir nefes alıp kardeşinin vereceği cevabı beklemeye başladı genç cadı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anastasia Lorién Véalidus
Spellbound Seherbaz Dpt. Bşk. & Yönetici
Spellbound Seherbaz Dpt. Bşk. & Yönetici
Anastasia Lorién Véalidus


Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi : 04/06/11
Yaş : 27

Mini Lejant
Savaş Tarafı: Aydınlık
RP Yaşı: 26
RP Partneri: Olacaktı. Dul kaldım abi *,*

17 Numara Empty
MesajKonu: Geri: 17 Numara   17 Numara EmptyPtsi Ağus. 01, 2011 5:43 pm

- Kaydı bulunmayan birkaç animagus… Oldukça ilginç olsa gerek. Ah, her neyse Sihir Bakanlığı ve onun abuk subuk işleri. Sanırım hiçbir zaman anlayamayacağım.

Elbereth'in umursamaz tavırları biraz olsun seherbazı rahatlatmıştı. İkizi onun yalan söylediğini anlamış olabilirdi ama Elbereth bunu kadının yüzüne vuracak kadar aptal değildi. Hiçbir zaman iyi bir yalancı olamamıştı zaten. Bu yüzden bu konuyu bir daha açmamak en iyi çözüm gibi görünüyordu. Şarabından bir yudum aldı.

-Gelecek Postası’nda çıkan haberlere ne diyorsun? Her gün yeni bir şey çıkıyor; yok seherbazlar tehlikede yok gizli bir ordu. Bunların aslı var mı gerçekten?

Kardeşinin dedikleri üzerine neredeyse ağzındaki şarabı püskürtecekti. Tabi ki seherbazlar ne tehlikedeydi ne de tehlikeliydi. Hiçbir sebep yokken neden bir isyan çıkartsınlar ki? Şaşkınlıktan fal taşı gibi olmuş gözlerle kardeşine baktı. Sonra aklına başka bir şey geldi. Daha küçük ama önemli bir ayrıntı: Elbereth Fransa'da yaşıyordu, neden Gelecek Postası okusun ki? Ve kardeşi sanki aklını okumuş gibi cevap verdi.

-Ne? Tamam, Fransa’da yaşıyor olabilirim ve tamam, buradan nefret de ediyor olabilirim ama gündeminizi takip ediyorum canım. Öyle bir yere takılıp kalmak bana göre değil bilirsin. Ayrıca, Fransızlar..Mmm, nasıl desem… Biraz fazla mükemmeliyetçi ve her şey kontrollerinde olsun istiyorlar. Anlayacağın oldukça sıkıcılar. Doğru dürüst dedikodu haberi bile yok. Bana daha eğlenceli şeyler gerek.

Ah, evet. Tabi tabi... O eğlenceli şeylerden sen bana bahset, diye geçirdi aklından Anastasia. Kardeşine güveniyordu elbet. Her ne kadar sanki bu mümkün olabilirmiş gibi bu konu hakkında soru sorması genç seherbazı biraz kırsa da, ufak bir gülümsemeyi ondan esirgemedi. Şarabından bir yudum daha aldı. Boğazından aşağı inen bu kırmızı, ılık sıvının ağzında bıraktığı tadı seviyordu.

-Oh, evet Gelecek Postası'nda bolca eğlenceli ve SAÇMA haber bulabilirsin.

Sesini yükseltmek istememişti ama bu o kadar saçma gelmişti ki ona, vurgulamadan edememişti.

-Ve hayır: Seherbazlar tehdit falan değil. Bu konuyu kapatabilir miyiz? Bana Fransa'dan bahset.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
G. Elbereth Véalidus
Kaçak
Kaçak
G. Elbereth Véalidus


Mesaj Sayısı : 34
Kayıt tarihi : 21/03/11
Yaş : 30

Mini Lejant
Savaş Tarafı: Karanlık
RP Yaşı: 26
RP Partneri: Adelard Acheron Theodén ♥

17 Numara Empty
MesajKonu: Geri: 17 Numara   17 Numara EmptyPtsi Ağus. 08, 2011 1:04 pm

-Oh, evet Gelecek Postası'nda bolca eğlenceli ve SAÇMA haber bulabilirsin. .

Kardeşinin ‘’saçma’’ vurgulamasıyla istediği cevabı da almış oldu cadı. Hali hazırda bir tehlike henüz yoktu ama bu ‘’kayıtsız animagus’’ olayının aslını öğrenmesi gerekiyordu. Bunun için herkesin uyumasını beklemesi gerekiyordu ama olsun. Şarabından bir yudum daha alırken tekrar kardeşinin konuşmasıyla dikkatini ona yönelti.

-Ve hayır: Seherbazlar tehdit falan değil. Bu konuyu kapatabilir miyiz? Bana Fransa'dan bahset. .

Bu konuda bu kadar alıngan davranmasının altında başka nedenler olduğunu tahmin etse de daha fazla üstelememeye karar verdi. Şimdi daha önemli bir sorunu vardı kadının. Fransa. Olmadığı bir yerle ilgili ne anlatabilirdi ki? Seçeneklerini değerlendirirken şarabını yudumluyordu. Hemen yan tarafında duran sehpanın üzerindeki dergileri görünce hiç düşünmeden birini aldı ve karıştırmaya başladı. Aslında okuduğu filan da yoktu ya neyse.

-Fransa mı? Kesinlikle bir gün bu lanet olasıca küçük kasabadan ayrılıp oraya yerleşmelisin. Evet, orada her şey daha yavaş ilerliyor, daha sıkı kurallar var ama daha iyi oldukları kesin. En azından herkes tecrübe sahibi. Böyle olunca da oldukça sıkıcı bir hayatları oluyor. Gene de gençler her zaman eğlenecek bir şey bulur. .

Sözlerini bitirirken kafasını dergiden kaldırıp kardeşine göz kırptı ardından kadehinde kalan son yudumu da içtikten sonra dergiyi bir kenera bırakıp şişeye uzandı. Bardağını doldururken de konuşmayı sürdürdü.

- En sevdiğim yerin Paris olduğunu söylememe gerek yoktur herhalde. Zaten orada yaşıyorum. Bizim gibiler için ayrılmış, muggleların uğramadığı bir yerde oturuyorum. Bahsetmiştim zaten bundan. Bize özel eğlenebileceğimiz bir sürü yer var. Bu teklifimi değerlendir bence. Üstelik kaydı bulunmayan animaguslarla uğraşmak zorunda kalacağını da hiç sanmam. .

Yaptığı bu küçük göndermenin ardından tekrar sessizliğe gömüldü kadın. Kardeşine hiç yaşamadığı bir yer hakkında kendinin bile bilmediği bilgiler vermekle kalmamış onu oraya davet etmişti. İdrak edebilmesi için zamana ihtiyacı vardı. Neyse ki, kardeşinin burayı bırakma gibi bir niyeti olduğunu henüz duymamıştı. Hatta burayı sevdiğini söylemişti birkaç kez. Bunun verdiği rahatlıkla tekrar dergiyi eline aldı ve karıştırmaya başladı. İlk kez görmüş gibi tepki bir tepki verdiğini biliyordu ki zaten ilk kez inceleme zahmetine girdiği için bu tepkisi normaldi. Gözleri şaşkınlığın vermiş olduğu etkiyle kocaman açılmış ve kardeşine yönelmişti bakışları.

-Loth, sen ne zamandan beri muggle magazin dergileri okuyorsun? .
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anastasia Lorién Véalidus
Spellbound Seherbaz Dpt. Bşk. & Yönetici
Spellbound Seherbaz Dpt. Bşk. & Yönetici
Anastasia Lorién Véalidus


Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi : 04/06/11
Yaş : 27

Mini Lejant
Savaş Tarafı: Aydınlık
RP Yaşı: 26
RP Partneri: Olacaktı. Dul kaldım abi *,*

17 Numara Empty
MesajKonu: Geri: 17 Numara   17 Numara EmptySalı Ağus. 09, 2011 1:21 am

Küçük göndermeler ve alttan alttan iğnelemeler içeren kısa bir konuşmadan sonra Elbereth, Anastasia'nın oraya nasıl geldiğini bile bilmediği birkaç dergiyi eline aldı ve ne zamandır bunları okuduğunu sordu. Şaşırması doğaldı, üstelik Anna hala olayı kavramaya çalışıyorken. Boş gözlerle ikizine baktı ve omuzlarını silkti. Onun kocaman bakışlarının altından annesinin yansımasını gördüğüne yemin edebilirdi. Sürekli dalga geçen hali ve umursamamazlığı feci şekilde onu hatırlatmıştı. Bir sıcaklık yüzüne doğru hücum ettiğinde gözlerini kırpıştırdı genç seherbaz. O babasının yolunu seçmişti. Onun gibi olmayı seçmişti ve bundan pişman da değildi.

-Aslında buraya nasıl geldikleri hakkında hiçbir fikrim yok. Belki de Eva getirmiş olabilir. Geçenlerde bana uğramıştı da.

Ve gitmek bilememişti. Bu yüzden kıçına tekmeyi basıp dışarı attım. Tabi o hala etrafta ne kadar iyi kalpli ve nazik biri olduğumu anlatarak dolaşıyor. Eva'nın onları burada unutmuş olma ihtimali oldukça fazlaydı. Hatta kesin o unutmuştu. Anastasia muggleları severdi. Fakat gündemlerini takip edecek kadar değil. Sonra kardeşinin Eva'yı tanımadığı aklına geldi. Yani tanımıyorsa sorması gerekirdi. Tanrı'ya şükür Elbereth çok soru soran bir insan değildi. ama bu gece bu konuda gittikçe kendini geliştirmişe benziyordu. Bir-iki dakikalık sessizlikten sonra Anna kendince çok parlak olan bir fikir atıverdi ortaya.

-Biliyor musun? Belki de bir sonraki hafta sonu ben sana gelmeliyim. Eminim birkaç gün ortadan kaybolmama kimse bir şey demez.

Melek gibi bir gülümsemeyle ikizine baktı, saç renginin bile benzemediği ikizine. Gariptir ki, ikisinin arasında hiç benzerlik bulunmadığı söyleyenler kadar bunun aksini iddia edenler de vardı. Anna tek kaşını kaldırdı. Bu konuda ısrarcıydı. Çünkü bunca yıldır ne zaman Fransa'ya gitse ne evine gidebilmiş ne de kardeşini görebilmişti. Orada nasıl bir hayat yaşadığını merak ediyordu doğal olarak. Gülümsemeye devam etti. Elbette senin de kırılacağın bir nokta var Elbereth.

-Hem ısrar ediyorum. Uzun zamandır Fransa'ya gitmedim. Ayrıca kardeşimin hayatına da bir göz atmak isterim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
G. Elbereth Véalidus
Kaçak
Kaçak
G. Elbereth Véalidus


Mesaj Sayısı : 34
Kayıt tarihi : 21/03/11
Yaş : 30

Mini Lejant
Savaş Tarafı: Karanlık
RP Yaşı: 26
RP Partneri: Adelard Acheron Theodén ♥

17 Numara Empty
MesajKonu: Geri: 17 Numara   17 Numara EmptySalı Ağus. 09, 2011 7:52 pm

Kadının boş bakışlarına eşlik eden omuz silkmesiyle cevabını almış oldu. Onun da bunların buraya nasıl geldiği konusunda bir fikri olmadığı açıktı. Cevabını almış olsa bile bir de bunu sesli olarak duymalıydı Elbereth. Kardeşinin evine giren çıkanlar hakkında detaylı bilgiye ihtiyacı vardı. Kısa bir sessizliğin ardından bu boş bakışların, Elbereth için yeterli olmadığını anlamış olacak ki konuşma gereksinimi duymuştu karşısında oturan cadı.

-Aslında buraya nasıl geldikleri hakkında hiçbir fikrim yok. Belki de Eva getirmiş olabilir. Geçenlerde bana uğramıştı da.

Ah, şu çılgın muggle. Her şeye burnunu sokmaya meraklı bir o kadar da unutkan Eva. Sen nasıl katlanabildin o kadına? Elbette Eva denen muggle komşusunu tanıyordu. Bu semtte oturan herkesi biliyordu lakin kimse onu tanımıyordu. Gizlilik konusunda son derece ustalaşmış ve istediği bilgilere hemen sahip olmanın yollarını bulmuştu cadı. Tanıdığını belli etmemek için dergileri kurcalamaya devam etti. Kardeşinin cevap beklemeyeceğinden emindi çünkü bu tür muggle muhabbetlerine girmekten hoşlanmadığını biliyordu ve asla meraklı kişiliğini dışa vurmamıştı. Bir süre sonra dergileri okuyor gibi yapmaktan sıkılıp gerçekten okumaya dalmıştı. Muggle haberleri büyü dünyasının gündeminden çok daha eğlenceli görünüyordu gözüne. Güzellik sırları, testler derken oldukça eğlenceli gelmişti bu dergi ona.

-Biliyor musun? Belki de bir sonraki hafta sonu ben sana gelmeliyim. Eminim birkaç gün ortadan kaybolmama kimse bir şey demez.

Şaşkınlık, panik ve kendini ele verme korkusunun yavaş yavaş bedenine yayıldığını hisseden cadı yüzünü dergiden ayırmamakta ısrarlıydı. Kendini toparlaması için fazla zamana ihtiyacı yoktu. Tüm neşesinin içine edildiği gerçeğiyle birlikte kardeşine döndü. Yüzündeki ifadeyse gayet normal , biraz da şaşkınlık içeriyordu. Gülümsemesiyse yapmacıklıktan uzaktı. Şaşkınlığını normal karşılayacağını bilse de bununla ilgili bir açıklama yapacaktı. Neyse ki kardeşi konuşmaya devam ederek ona düşünme fırsatı da vermişti.

-Hem ısrar ediyorum. Uzun zamandır Fransa'ya gitmedim. Ayrıca kardeşimin hayatına da bir göz atmak isterim.

Eminim benim hayatıma göz atmak senin kalp krizinden gitmene neden olur. Ah Loth, hiçbir zaman kolay olmadın. Lanet olsun, sen de çok zekisin! Şarabından bir yudum alırken istekli görünmek için kendini zorlaması gerekmişti. Bu kadar iğneleme ve sorgulamanın ardından bunun geleceğini tahmin etmesi gerekiyordu. Sessiz, hatta savaş bile denemeyecek türden bir şey olsa da ikizlerin savaşı tekrar başlamıştı işte. Tek taraflı bir savaş dahi olabilirdi bu. Beni fazla hafife alıyorsun Loth…

-Sen mi? Ben burada yaşarken bile bana gelmemiştin üstelik bu tarihi bir kenara yazmamız gerekiyor. Sen işten kaytarıyorsun, işkolik sen! Madem ki işten kaçacaksın sizi ağırlamak büyük bir şereftir madam. Gelmeden birkaç gün önce haber verirsen ben de senin için işten kaytarmanın yollarını bulabilirim. Aramıza hoşgeldin!

Kahkahası tüm odayı doldururken her zamanki geçiştirme cevaplarından birini ustaca vermiş olmanın rahatlığını hissediyordu. Tek sorun geldiği zaman ne yapacaktı? Evet, orada bir evi vardı bunu yıllar önce gene gelme sözü aldığı için hazırlamıştı fakat o günden sonra oraya hiç uğramamıştı bile. Üstelik kardeşi de gelmemişti. Evin ne halde olduğu konusunda hiçbir fikri yoktu. Üstelik en son gittiğinden beri o semti mugglelerin basmadığı konusunda da bir fikir yürütemiyordu. Elbette bir de iş sorunu vardı. Ama tanıdık birkaç kişi aracılığıyla bir iki günlüğüne bir arkadaşının cafesini işletiyormuş gibi yapmasının sorun olmayacağını umuyordu. Zaten geldiğinde onunla sürekli olarak cafede zaman geçirmek gibi bir niyeti de yoktu. Bu evden çıkar çıkmaz Fransa’da ki işlerini yoluna koymalıydı. Bunları da dışarı çıktığı zaman düşünmesin hiçbir sakıncası yoktu. Şu anda tek ihtiyacı olan boş, olayları evirip çevirmeye müsait bir zihindi ve imdadına elinde duran şarap yetişmişti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anastasia Lorién Véalidus
Spellbound Seherbaz Dpt. Bşk. & Yönetici
Spellbound Seherbaz Dpt. Bşk. & Yönetici
Anastasia Lorién Véalidus


Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi : 04/06/11
Yaş : 27

Mini Lejant
Savaş Tarafı: Aydınlık
RP Yaşı: 26
RP Partneri: Olacaktı. Dul kaldım abi *,*

17 Numara Empty
MesajKonu: Geri: 17 Numara   17 Numara EmptyÇarş. Ağus. 10, 2011 5:03 pm

-Sen mi? Ben burada yaşarken bile bana gelmemiştin üstelik bu tarihi bir kenara yazmamız gerekiyor. Sen işten kaytarıyorsun, işkolik sen! Madem ki işten kaçacaksın sizi ağırlamak büyük bir şereftir madam. Gelmeden birkaç gün önce haber verirsen ben de senin için işten kaytarmanın yollarını bulabilirim. Aramıza hoşgeldin!

Genç cadınınkine karışan kendi kahkahası duvarlardan yankılandı. İyi ki evinin tüm duvarlarında koruma büyüleri ve büyü dedektörleri dışında dışarıya ses gitmemesi için özel tılsımlar vardı. Bu tılsımlar sadece dış cephede değil, oda duvarlarında da mevcuttu. Eğer konuştuklarınızı başkalarının duymasını istemiyorsanız kimse istemeden (ya da isteyerek) kulak misafiri olamazdı. Hem komşularının da gecenin bir yarısı kapısına dayanmasını istemezdi. Yüzünde ufak bir gülümsemeyle şarabından bir yudum aldı. Yavaş yavaş uykunun bedenini ele geçirdiğini hissedebiliyordu. Bugün zor bir gün olmuştu. Evrak işleri, toplantılar derken oturacak zaman bulamamıştı. Elbet bir de kardeşi için hazırlık yapmıştı. Her ne kadar temizliği ve evi toparlamayı büyüyle yapmış olsa da bu bile yormuştu onu. Bulduğu son enerjiyi de Thor'la ilgilenirken harcamıştı ama Elbereth'i gördüğü andan itibaren ne yorgunluk ne bir şey kalmıştı. Ama ay gökyüzünde yükselirken uykusunun gelmesini engelleyememişti. Aynı zamanda esnemesini de... Elini ağzına kapatırken özür dileyen gözlerle kardeşine baktı.

-Sabahtan beri, affedersin, popom koltuk yüzü görmedi. İlk defa sen gelince oturdum işte.

Küçük bir kıkırtı ağzından kaçarken kardeşinin onu anlamasını bekledi. Ayrıca bu sefer kararlıydı da Fransa'ya gitmeye, pes etmeyecekti. Tabi bunları daha sonra da düşünebilirdi. Şuan yapacağı tek şey kendini yatağa atmak olacaktı. Hatta üstünü bile değiştirmeden. Uyumak fikri çok cazip geliyordu. İşler biraz daha bekleyebilirdi. Günlüğü de öyle. Son yudumunu da içip boşalttığı şarap kadehini yanındaki sehpaya bırakırken ikizine baktı göz ucuyla. Onunda uykusu var gibi görünüyordu. Ama Elbereth asla erken yatan biri olmamıştı. Kendisi de öyleydi ama bugün bir istisna idi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
G. Elbereth Véalidus
Kaçak
Kaçak
G. Elbereth Véalidus


Mesaj Sayısı : 34
Kayıt tarihi : 21/03/11
Yaş : 30

Mini Lejant
Savaş Tarafı: Karanlık
RP Yaşı: 26
RP Partneri: Adelard Acheron Theodén ♥

17 Numara Empty
MesajKonu: Geri: 17 Numara   17 Numara EmptyPerş. Ağus. 11, 2011 11:44 pm

-Sabahtan beri, affedersin, popom koltuk yüzü görmedi. İlk defa sen gelince oturdum işte.

İçinde yükselen kahkahayı bastırmak için uğraşmışsa da gülümsemesinin büyümesini engelleyememişti cadı. Eğer bu cümleyi o kuracak olsaydı bu kadar kibar olmayacağına emindi. En azından asla ‘affedersin, popom’’ demezdi. Kardeşinin bu sözü üzerine ilk kez kendini dinleyen cadı yavaş yavaş yorgunluk hissinin baş gösterdiğini fark etmişti fakat asla ve asla bu saatte uyumazdı. Karşısında oturan cadınınsa gözlerinden uyku akıyordu. Büyük bir ihtimalle söylediği doğruydu. Eh, işine bağlı birinin bu durumda olması pek şaşılacak bir şey değildi. Hem uyuması da onun için mükemmel bir fırsattı. Böylece kayıtsız animaguslar(!) hakkında bir şeyler bulabilirdi. Fakat onu gönderebilmesi için öncelikle bir bahane bulması gerekiyordu. Onun bu saatte tek başına uyanıkken sıkılmayacağından emin olmalıydı. Belki de uyuyacağını söyleyip odasına çıkmalıydı ama yapmadı tam aksine usulca yerinden kalkıp birkaç adım ötedeki mini kitaplığa yöneldi. Hızlıca kitapları tarayıp kapağından okuduğunu hatırladığı bir kitabı seçti. Eh, sorulara ve yorum yapmaya hazırlıklı olması gerekiyordu. Adına bile bakmadığı kitabı havaya kaldırarak kardeşine döndü.

- Bir gün kibarlıktan öleceksin Loth! En azından benimle konuşurken rahat davran. Evet evet, ben de biraz yorgunum. Yoğun bir gün oldu. Git uyu sen de yoksa burada sızacaksın. Biraz kitap okuduktan sonra ben de uyurum. Olmazsa canavar hayvanınla arkadaşlık kurmaya çalışırım. Olmadı uğraşırım filan.

Adımlarını kardeşine yönlendirirken elinde duran kitabı az önce oturduğu koltuğa fırlattıktan sonra kardeşinin önünde ellerini beline koyup durdu. Tabi buna dikilmek demek çok daha doğru olurdu. Bakışlarını da kardeşine diktikten sonra tekrar konuşmak için hazırlandı.

-Hadi uyuyan güzel, uyku saati. Kalk, kalk, kalk!

Kadını bir kolundan tutup çekiştirirken yaptığı şeyin görgü kurallarına ne kadar uygun olduğunu düşünmek gibi bir zahmete girmemişti. Yaptığı şeyin ev sahibini kovmaktan başka bir şey değildi ama kendini zorlayarak oturmasının da pek yararlı olacağını sanmıyordu. Üstelik ne kadar çabuk uyursa Elbereth de o kadar rahatlayacaktı.

- Merak etme, odamı biliyorum: merdivenlerden çıkınca sağdan ikinci oda. Bir şeye ihtiyacım olursa da seni uyandıracağım. Şimdi git ve uyu. Bilirsin karşımda uyuklayanlardan hoşlanmam.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anastasia Lorién Véalidus
Spellbound Seherbaz Dpt. Bşk. & Yönetici
Spellbound Seherbaz Dpt. Bşk. & Yönetici
Anastasia Lorién Véalidus


Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi : 04/06/11
Yaş : 27

Mini Lejant
Savaş Tarafı: Aydınlık
RP Yaşı: 26
RP Partneri: Olacaktı. Dul kaldım abi *,*

17 Numara Empty
MesajKonu: Geri: 17 Numara   17 Numara EmptyCuma Ağus. 12, 2011 12:23 am

Yavaşça kapanan gözlerinin arasından kardeşinin kitaplığa gidişini ve bir kitap alışını gördü. Ama ne söylediğini anladığını söylemezdi. O konuştuk "Hı-hı" diyip geçiştiriyordu. En sonunda Elbereth onu kolundan tutup sürüklemeye başladığında biraz olsun uykusu açılmıştı. Ayakları ona itaat etmiyordu ama zaten ikizi onu yarı taşır bir vaziyette merdivenlere kadar götürmüştü. Buradan sonrasını halledebileceğini düşünüyordu. Üçüncü basamaktayken tekrar onun sesini duydu. Odasının yerini bildiğini ve sorun çıkarsa onu uyandıracağını söyledi. Anastasia çarpık bir gülümsemeyle merdivenleri tırmanmaya devam etti. Tabi ki de sorun olursa onu uyandıracaktı. Eğer sorun olursa kendisi içgüdüsel olarak uyanırdı zaten, onun işi buydu. Sorun çıkmamasını sağlamak, çıkarsa da halletmek. Ayaklarını sürüye sürüye odasının kapısına geldi. Sonra Thor'u kapalı bıraktığını hatırladı ve merdivenleri çıktığından daha hızlı bir şekilde aşağıya indi. Husky'yi kilitlediği odaya girdi ve köpeğinin yanına gitti, uyuyordu. Hafifçe başını okşadı ve sessizce odadan çıktı. Kapıyı kapatmamıştı. Daha doğrusu unutmuştu ama geri dönmeye çok üşenmişti. Zaten uyuyordu, bir problem çıkacağını sanmıyordu. Tekrar odasına gitti ve kendini yatağına bıraktı.

-Bu gece hiç günlük falan yazamayacağım.

Cümlesini sesli dile getirdiğini fark etmemişti. Yumuşak yastığa başını gömerken içinden bir ses bir şeylerin iyi gitmediğini söylüyordu. Bir terslik vardı ama Anna bunu umursayamayacak kadar uykuluydu. Yorganına sarıldı ve biraz sağa sola debelendi. Aradığı rahatlığı bulunca da kendini bıraktı. Karmakarışık rüyalar alemine dalarken, ki çikolatalı pastalar ve şekerler görmüyordu rüyasında, beyninin arkasından bir ses kalkması ve aşağıya inmesi için haykırıyordu. Bir seherbaz olarak uyanık olsa şuan koşa koşa aşağıya inerdi. Tamamen içgüdüleriyle hareket ederdi o ama uykunun o renkli dünyası çok daha cazip gelmişti şuan ona. Yüzünde, oluştuğunu bile fark etmediği, bir gülümsemeyle tamamen uykuya daldı. Kötü tarafı sabah kalkınca sadece üç ya da beş dakikadır ortalarda değilmiş gibi hissedecek olmasıydı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
G. Elbereth Véalidus
Kaçak
Kaçak
G. Elbereth Véalidus


Mesaj Sayısı : 34
Kayıt tarihi : 21/03/11
Yaş : 30

Mini Lejant
Savaş Tarafı: Karanlık
RP Yaşı: 26
RP Partneri: Adelard Acheron Theodén ♥

17 Numara Empty
MesajKonu: Geri: 17 Numara   17 Numara EmptyCuma Ağus. 12, 2011 1:30 am

Kardeşini merdivenlere kadar sürükledikten ve uyumaya gideceğinden emin olduktan sonra tekrar yerine gitti. Fakat bu sefer tek kişilik deri koltuğa oturmak yerine uzanmış ve ayaklarını sallandırmıştı. Bir elinde şarap dolu kadehi dururken diğer eline de kitabı almıştı. Lorién’in tamamen uykuya dalması için zaman gerekiyordu ve bu zamanı da kitabı kurcalayıp hatırlamaya çalışarak geçirebilirdi, tabi buna okumak denirse. Bir süre sonra bıkıp tekrar muggle dergilerine döndü. Muggle saçmalıklarının seçtiği kitaptan çok daha eğlenceli olduğu kesindi. Yarım saat kadar oyalandıktan sonra yerinden doğrulan cadı adımlarını üst kata yönlendirdi. Ses çıkarmamakta oldukça ustalaşmış ve gölgeden farkı kalmamıştı. Nereye gideceğini çok iyi biliyordu: Üst kattaki kütüphaneye yani kardeşinin çalışma odasına. Orada aradığı her şeyi rahatlıkla bulabilirdi. Kapının kolunu yavaşça çevirip kapıyı geçebileceği kadar açtıktan sonra içeri süzüldü. Buraya her girişinde kitapların çokluğuyla hayrete düşüyor ve birkaç saniyesini hayran hayran bakmakla geçiriyordu. Gene aynı şeyi yapmış olsa da bu sefer kendini çok çabuk toparlamayı başarmıştı. Doğruca masaya yönelen kadın hemen üstlerde duran birkaç kağıt parçasını yerinden kaldırmadan okumaya çalıştı. Okula gittikleri yıllarda biri bir şeyin yerini değiştirdiğinde diğeri çok çabuk anlardı ve Lorién’in bu huyunun devam ettiğine emindi. Neyse ki düzenli oluşu yerlerinden oynatsa bile tekrar eski haline getirebilme şansı veriyordu cadıya.

Kardeşinin yazısı olmadığına emin olduğu bir kağıt parçasını eline alıp okurken haklı olduğunu da anlamıştı. Olay sadece kayıtsız animaguslardan ibaret değildi. Öyle ki bakan bile bu işin içindeydi ve toplantı yapılacağından bahsediyordu mektubunda. Kağıtları kurcalamaya devam ederken garip bulduğu her şeyi aklının bir köşesine not etmeyi ihmal etmiyordu. Tüm parçaları birleştirdiğinde kimin ne iş karıştırdığı belli olacaktı. G’den , yakın arkadaşı olduğunu tahmin ettiği cadı, gelen mektuplarda sıkça Fransa geçiyor olması da ilgisini çeken bir diğer noktaydı. Fransa’ya sadece beni görmek için mi geleceksin kardeşim?! Birkaç karalama kağıdında bir büyüyle alakalı bir şeyler yazdığını görmüş ve güçlü hafızasına bir kez daha minnettar kalarak hafızasına kazımıştı. Bu konuyu bir de kendisi araştırsa hiç fena olmayacaktı. Her kağıda baktığından emin olduğu anda merdivenlerden gelen sesle irkildi cadı. Hızla elindekileri aldığı yere bırakırken, tabii ki eski halinde, raflardan birine yöneldi. Bir insanın çıkaracağı türden sesler olmasa da bu konuda risk alamazdı. Asasını da her an saldırmaya hazır tutarken kitapları inceliyormuş gibi yapmaya başladı. Kapı tamamen açıldı lakin içeriye giren olmadı. Şaşkınlıkla dönerken duyduğu hırlama sesi damarlarına pompalanmaya başlayan paniğin biraz olsun azalmasına neden olmuştu. Bir köpekle uğraşmak ne kadar zor olabilirdi ki?!

-Seni şapşal şey! Gidip uyusana sen. Her yerde karşıma çıkmak zorunda mısın?!

Hayvan onun gerçek kimliğini bilirmişçesine nefret dolu gözlerle ona bakarken Elbereth de geri kalmayıp bakışlarını yönlendirmişti hayvana. İç güdüsel olarak yüzüne düşen gölge karanlık yanının en büyük kanıtıydı şüphesiz. Nefret dolu o bakışlar asla sıradan bir cadıya ait olamazdı. Asasını hayvana doğrultmuş ve ters bir durum olursa da lanet göndermekten çekinmeyecekti. Hayvanın çok zeki ve çevik olduğunu birçok kez kardeşinden dinlemişti. Birçok kişiyi yakalamasına da yardımcı olmuş olması bu köpeği hafife almaması gerektiğinin kanıtıydı. Oyunları severdi Elbereth ve kardeşinin o çok sevdiği köpeği için sadece üç hamle yapma şansı verecekti. Köpeğin üç hamlesini kullanana kadar büyü yapmayacak veya herhangi bir hamlede bulunmayacaktı. Bir köpekten daha zeki ve daha hızlı hareket edebileceğini biliyordu. Kardeşinin köpeği olmamış olsaydı çoktan ölmüş olacağı kesindi ve hamle şansının olmayacağı da. En büyük düşmanın kim diye sorsalardı hiç düşünmeden bu köpeği söylerdi. Köpeğin konuşma şansı olsaydı o da cadıyı söylerdi kuşkusuz. Sabırlı olmayı ve ilk hamleyi karşıdan beklemeyi öğrenmişti artık. Hayvanın ondan daha sabırsız olduğu düşünülürse çok beklemesi de gerekmiyordu zaten. Öyle de olmuştu. Köpek ona doğru var gücüyle atlayınca cadı gayet sakin bir şekilde kenara kaymış ve tekrar köpeği karşısına almıştı. Biiir. Köpek bu defa bileğine doğru hamle yaparken kendini sıkı bir tekme atmamak için zor tutmuştu cadı. İkiii. Hadi seni şapşal. Son hamlen. Tekrar aralarına mesafe koyarken kardeşinin gürültüleri duymamış olmasını diliyordu. Gerçi duyarsa birçok bahane üretebilirdi fakat uğraşmak istediği son kişi kardeşiydi. Köpek bu kadar çok ses çıkarıyorken ve kardeşinin odasına bu kadar yakınken duymaması mucize olurdu. Bu durumdan hoşlanmasa da kuralları bozmayacaktı. Zihninin Lorién’e kaymasıyla düşen gardı köpeğe saldırmak için iyi bir fırsat vermişti. Tam olarak nereyi hedeflediğini görememiş son anda kaçmayı başarmış olsa da sol bileğini hayvana kaptırmadan kurtulamamıştı. Hayvan dişlerini daha da derine gömerken acı dolu bir inlemeyi durduramamıştı.

-Lanet olasıca pislik!

Diğer ayağıyla biraz önce isteyip de atamadığı tekmenin acısını çıkarmaya yetecek şiddetle hokkalı bir tekme indirdi hayvanın karnına. Hayvan acı dolu bir inlemeyle ondan uzaklaşırken Elbereth hızla bileğinin durumunu gözden geçirdi. Çok kötü sayılmazdı, iyi de denmezdi ama yürümesini engelleyecek nitelikte bir yara da değildi. Bundan çok daha kötülerine maruz kalmıştı. Köpekten kaçarken masayı dağıttığını fark ettiğinde siniri doruk noktasına ulaşmıştı. Ayağının acısı adrenalinin etkisiyle henüz tam olarak etkisini göstermese de hayvanı öldürmek için geçerli nedeni vermiş ona. Üstelik masanın dağılmasına da bir bahanesi vardı. Köpek yediği tekmenin etkisinden kurtulmaya çalışırken cadının gözlerindeki karanlık ve nefret biraz daha artmış ve yüz ifadesi de bir o kadar korkunç bir hal almıştı. Onu bu halde gören biri kim olduğunu ne olduğunu kolaylıkla anlayabilirdi. Hayvan karşısında nefes nefese dururken aklından geçen büyülerden en kötüsünü ve acılısına karar vermeye çalışıyordu. Aslında büyü belliydi fakat orijinal bir fikre de hayır demezdi. Üüüç. Son saniyelerin sürüngen!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anastasia Lorién Véalidus
Spellbound Seherbaz Dpt. Bşk. & Yönetici
Spellbound Seherbaz Dpt. Bşk. & Yönetici
Anastasia Lorién Véalidus


Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi : 04/06/11
Yaş : 27

Mini Lejant
Savaş Tarafı: Aydınlık
RP Yaşı: 26
RP Partneri: Olacaktı. Dul kaldım abi *,*

17 Numara Empty
MesajKonu: Geri: 17 Numara   17 Numara EmptySalı Ağus. 23, 2011 2:35 am

Karanlık bir koridor... Yarı açık bir kapı... Etrafta ölüm kol geziyor. Her yerde kaskatı olmuş bedenler... Hayatın güzelliklerini göremeden pırıltısını kaybeden gözler... Çoğu aynı yöne bakıyor. Çoğu kendisini öldüren kişinin durduğu yere bakıyor. Genç kadın adamın bulunduğu yerin yakınına gelince duruyor. Kanlı elleri ve asasını görünce vücudundan bir ürperti geçiyor. Geri dönme dürtüsüyle savaşıyor seherbaz. Karanlık gözler ona çevriliyor. Adamın silueti birden kadın formuna bürünüyor. Aynı anda simsiyah gözler de tanıdık bir yeşile dönüşüyor. Genç kadın bir kaç adım geriliyor. Bunun imkansız olduğuna dair bir şeyler mırıldanırken cesetlerden birine takılıp yere düşüyor. Aceleyle buradan ayrılmaya çalışırken bacakları ona itaat etmiyor. "Ne oldu kardeşim?" O çok tanıdık ses kafasının içinde yankılanıyor. Bir damla gözyaşı yanağından boynuna süzülürken genç kadın kapıya ulaşmayı başarıyor. Arkasına bile bakmadan uzaklaşıyor. Gözleri yeşil yeşil parlarken sahne parçalanıyor.

Anastasia soluk soluğa kalktı yatağından. Onu uyandıranın ne olduğunu anlamaya çalışırken. Diğer odadan gelen sesi duydu. Evet duvarlarda sessizlik büyüsü vardı. Fakat hadi ama... O ev sahibiydi sonuçta. Kendi evinde olup bitenlerden haberi olmazsa, koca bir departmanı nasıl yönetecekti? Sarıldığı yorganı fırlattı ve yataktan kalktı. İpek kumaştan sabahlığını üzerine geçirdi ve asasını yastığının altından aldı. Ne dediğini anlamasa da Elbereth'in sesini duyabiliyordu. Bir Thor'un tabi... "Thor'un mu?" Bu düşünce zihninde şimşek gibi çakınca, seherbaz koşar adımlarla çalışma odasına yöneldi. İçgüdüleri ona tedbirli olmasını haykıyordu. İşaret parmağı dümdüz kalırken, diğer parmakları asasını daha sıkı sardı. Parmak uçları beyazlaşırken adımlarında tereddüt yoktu. Zaten bunun için yetiştirilmişti. Bir anlık bir tereddüt bile ölümüne sebebiyet verebilirdi. Tüm düşüncelerini zihninden uzaklaştırdı ve koridor bu kadar uzun olduğu için sessizce küfretti. Aklına bildiği bütün saldırı ve savunma büyüleri dolarken adrenalinin damarlarına pompalanmasına izin verdi. Derin bir iç çekti ve sol eliyle hafifçe açık duran kapıyı açtı.

Bir an için bir sürü ceset görmeyi beklemişti yerde. Ama onun yerinde krem rengi halısında kan vardı ve her daim düzenli masasının üzerinde savaş yapılmış gibiydi. Husky inleyince Anastasia kafasını o yöne çevirdi. Köpek doğruca karanlığa bakıyordu. Ya da karanlıkta duran Elbereth'e. Deneyimli seherbaz kapıyı sonuna kadar itti. Şimdi bütün oda görüş alanındaydı. Asasını indirmişti ama hala tetikteydi. Güneş doğmadan da rahatlayabileceğini sanmıyordu. Yeşil gözleri kardeşini aradı. Gördüğü karşısında birkaç adım gerilemesine engel olamadı. Tanıdığı yeşil yoktu gözlerinde, kardeşinin. Anastasia'nın gözleri şaşkınlıkla kısılırken Elbereth'in etrafındaki karanlık, çok karanlık, aura titredi ve kayboldu. "Göz yanılması..." diye düşünse de içten içe gördüklerinin yüzde yüz gerçek olduğunu biliyordu. Asıl sorun kardeşinin etrafındaki karanlık, normal bir insanın kızıngınca etrafında oluşan karanlıktan bin kat daha koyu olmasıydı. Hatta bir ölüm yiyeninkinden bile karanlık.

İçgüdüleri kontrolü ele almaya çalışırken, Anna sakin kaldı. İçinde kopan fırtınayı dışarıya yansıtmadığını biliyordu. Asasını sıkan elini gevşemeye zorladı. Parmak uçları, hücum eden kanla birlikte morarırken. Morananın kendi suratı olmadığı için şükretti. Ağır adımlarla odanın ortasına kadar yürüdü, Elbereth ile Thor'un arasına. Asasının zarif bir hareketiyle yerdeki kanı temizlemesi için bir bez getirdi. Sonrada masasını düzene soktu. Gözleri kardeşinin yarasına kayınca duraksandı ve kadının gözlerinin içine baktı. Gördüğü masumiyetin gerçek mi sahte mi olduğunu anlamaya çalışmadı. Az önce gördüklerini zihninde bir yere gömecekti ve doğru an gelene kadar lafını bile etmeyecekti. Odaya girdiğinden beri tek kelime etmediğinin farkında olarak sessizliğini sürdürdü. Köpeğin ısırdığı yere baktı. Ayağa kalktı ve asasını yaraya doğrulttu. İlk yardım, seherbazlık eğitiminin bir parçasıydı sonuçta. Bu sefer masaya ve halıya davrandığı kadar nazik davranmadı. Asası kısa ama sert bir hareketiyle. Yaraya bandaj atarken kardeşi canının yandığını belirten bir ses çıkardı.

"Bu," dedi kızgın gözlerle genç kadın. "Çalışma odamı dağıtıp köpeğime zarar verdiğin içindi."

Ardından kardeşinden gelecek mazereti dinlemeden köpeğine döndü ve bir teşhis büyüsü yaptı. Ciddi bir şeyi yoktu. Ama muhtemelen bir kaç gün homurdanarak gezecekti o kadar. Ağrısını alacak bir büyü yaptı ve yerine gitmesini söyledi. Husky odayı terk ederken pis pis Elbereth'e baktı. Anastasia komutunu tekrarladı. Tek elini beline koyarak, diğer eliyle de etrafı göstererek kardeşine döndü.

"Bu da neydi böyle?!" Duraksadı. "Hadi kavga etmenizden geçtim, bu odada ne aradığını sorabilir miyim?!"

Niyeti kardeşini azarlamak değildi. Bu ev onunda sayılırdı ama burası onun 'özel' çalışma odasıydı ve kapıyı kilitlememesi bu durumu değiştirmezdi. Sesi bu kadar sert çıktığı için içinden küfretti. Ama pişman hissetmiyordu kendini. Kimse 'kişisel' eşyalarının karıştırılmasından hoşlanmazdı. Özellikle de o eşyaların arasında başkalarını ilgilendirmeyen şeyler varsa.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
G. Elbereth Véalidus
Kaçak
Kaçak
G. Elbereth Véalidus


Mesaj Sayısı : 34
Kayıt tarihi : 21/03/11
Yaş : 30

Mini Lejant
Savaş Tarafı: Karanlık
RP Yaşı: 26
RP Partneri: Adelard Acheron Theodén ♥

17 Numara Empty
MesajKonu: Geri: 17 Numara   17 Numara EmptyPtsi Ağus. 29, 2011 7:17 pm

Karanlık tüm düşüncelerini ele geçirirken duyduğu ayak sesiyle küfretti cadı. Gelen tek bir kişi olabilirdi o da en son istediği kişiydi. Lorién kapıyı sonuna kadar aralarken tekrar kontrolü eline almaya çalıştı cadı. Panik, hayal kırıklığı ve köpeğin hala hayatta olmasından kaynaklanan intikam duygusu tüm bedenine yayılırken karanlığını göndermesi biraz zamanını almıştı. Kardeşinin gözlerinde gördüğü şaşkınlıksa çuvalladığını bir kez daha doğrular nitelikteydi. Derin bir nefes alırken zihninden olasılıkları geçirmeye çalışıyordu ve kardeşine attığı kısa bakışın ardından gözlerini tekrar köpeğe çevirmişti. Lorién’in varlığı tekrar ona saldırmayacağı anlamına gelmiyordu. Lorién seherbazlara özgü tavrıyla aralarına geçmiş ve sakin görünmeye gayret ederek kan gölüne dönmüş halıyı temizlemesi için asasıyla bez getirmişti. ‘’Bu da ne böyle? Tek hamleyle temizleyebilirdi.’’ Kardeşinin ısrarcı sessizliğine, ısarcı bir sessizlikle karşılık verirken eski haline dönmüş yeşil gözleriyle masayı toparlayışını izledi.

Kardeşinin zarif asa hareketleri ve ifadesiz yüzünden beklediği bir tepki alarak bileğini oldukça sıkı saran bandajın acısı ve sinirinin etkisiyle hafif bir inleme çıktı dudaklarının arasından. Bu acısına kardeşinin oldukça sert çıkan sözleri de eklenince bir süre daha sessizliğini koruması gerektiğine karar verdi zira hala içinde barındırdığı karanlığı tamamen yok etmiş değildi. Kardeşi de ondan bir cevap beklemeden köpeğine dönmüş ve ona yaptığından çok daha yumuşak bir hareketle bir iki büyü yaptıktan sonra köpeğe gitmesini söylemişti. Gitmemek ve hala nefret dolu gözlerle Elbereth’e bakmakta ısrarcı olan köpek ikinci bir emirle çıkmak zorunda kaldığında ‘’Keşke daha sert vursaymışım.’’ diye içinden geçirmeden edemedi. Fakat şimdi çok daha önemli bir sorunu vardı ve keşkeleri için daha çok zamanı olacaktı.

Lorién bir elini beline koymuş diğeriyle etrafı gösterirken zihninde patlayan panik çanları yüzünden ne dediğini anlamakta güçlük çekse de yüz ifadesinde hiçbir değişim olmadan kardeşini dinledi cadı. Babasına o kadar çok benziyordu ki bu otoriter halleri hayal kırıklığı ve acı bir doz daha pompalandı tüm vücuduna. Cevap vermeden önce ağırlığını bileğine vereverek bir kez daha durumunu yokladı. Adrenalin etkisi vücudundan ayrılırken aslında durumunun düşündüğü kadar iyi olmadığı da ortaya çıkıyordu yavaş yavaş. Sağ elinde hala sıkı sıkı tuttuğu asasını parmakları bembeyaz olup uyuşuncaya kadar hatırlayamamıştı. Parmaklarını gevşetirken hücum eden kan yoğum bir karıncalanmaya neden olsa da umursamazlıktan geldi cadı. Diğer elindeyse ne zamandan beri tuttuğunu bilmediği bir kitap vardı. Büyük bir ihtimalle köpek gelmeden önce inceliyormuş gibi yaptığı kitaplardan biriydi. Acısına aldırış etmeden kardeşine doğru adım atmak için zorladı kendini. Yürürken kitaplığa attığı kısa bakış elinde tuttuğu kitap hakkında yanılmadığını gösteriyordu. Bozuntuya vermeden kardeşiyle arasında iki adımlık bir mesafe kalıncaya kadar yürümeye devam etti. Durduğunda artık tutunacak bir yer olmadığı için tüm ağırlığını sağlam olan ayağına vermiş ve öbür ayağını da biraz geriye atarak parmak ucunda beklemeye almıştı. Kardeşine cevap vermeden önce sesinin normal çıkacağından emin olmaya çalışırken söyleyeceklerini toparlamaya çalışıyordu.

‘’Ne mi arıyorum?! Anastasia hatırlatırım bu kitaplığı üç ay önce birlikte düzenlemiştik ve bu evde en az senin kadar neyin nerde olduğunu ve hangi odanın ne olduğunu ben de biliyorum. Burası senin çalışma odan ,evet, hatta bu masa da onun için. Ama ben sadece lanet olasıca bir kitap almak için buradaydım. Senin köpeğin bana saldırmadan önce! Merlin aşkına, Anastasia! Köpeğin bana saldırıyor ve suçlusu ben mi oluyorum?! Suçum ne peki? Ah, doğru ya pardon, sen rahat rahat uyu, dinlen diye aşağıdaki bütün o sıkıcı kitaplardan bunalıp buradan bir kitap almak istemem öyle değil mi? Sana köpeğini göndermediğin takdirde gelmem derken ciddiydim. Sebebini şimdi anlıyor musun? Paramparça bir bilek, kanlı bir halı, kavgalı iki kardeş. Köpekle olan lanet olasıca ilişkimi bile bile onu göndermeyen sendin hâlbuki. Her zamanki gibi tek taraflı arıyorsun suçluyu.’’

Sessi istediğinden daha yumuşak, olması gerekenden daha sert çıkarken fazla ileri gittiğini düşünerek sustu cadı. Kardeşine bakıyor ama görmüyordu; o an gördüğü tek şey onu azarlayan ve her zaman suçlu olduğunu söyleyen babasından başkası değildi. O söylediklerinin çoğu da babasınaydı zaten, tek bir farkla babasının adı yerine kardeşine sinirlendiği zaman kullandığı adıyla hitap etmişti. Pişman olacağı şeyler söylemişti fakat bunu umursamıyordu şimdi. Derin bir nefes aldığında kardeşinin görüntüsü tekrar yerine gelmiş, düşünceleri biraz daha netleşmişti.

‘’Gitsem iyi olacak ’’ . Sesinde az önceki sertliğin kırıntıları hala sezilirken aralarındaki iki adımlık mesafeyi de kapatıp elinde tuttuğu kitabı, seherbaz reflekslerine güvenerek, kardeşinin göğsüne doğru sert denilemeyecek bir darbeyle bıraktıktan sonra tutmasını beklemeden yürümeye devam etti cadı. Uzun bir süre görüşmemeleri en mantıklısıydı. Hem gizli takipler, buluşmalardan çok daha az acı verici oluyordu. Attığı birkaç adımın ardından bu bilekle o merdivenleri inemeyeceğini anlamış fakat kardeşinin koruma büyüleri yüzünden cisimlenemeyeceğini bildiği için ağrıyı görmezden gelerek merdivenleri olabildiğince çabuk inmeye çalıştı. Hala kapının yanında duran çantasına doğru sekmekle yürümek arasında ilerlemeye çalışırken askıda duran cübbesini de üzerine geçirmişti.

Her şeyi berbat etmiş olmanın verdiği ağırlığa sessizce süzülen gözyaşları da katılmıştı artık. Çantasını eline alırken diğer eliyle kapıyı kapatmış ve bileğine rağmen hızlı sayılabilecek bir hareketle dışarı çıkıp büyük bir gürültüyle kapıyı çarptı cadı. Attığı zorlama, acı dolu birkaç adımın ardından ağrı eşiğine geldiğini kavrayıp son seçeneği uygulamaya koydu. Düşüncelerinin yoğunluğu ve karmaşıklığı düşünülürse cisimlenmek çok aptalcaydı ama umursamadı. Olmak istediği tek yeri, sevdiği adamı canlandırdı zihninde. Oraya gidip sarhoş olmak ve bu geceyi unutmaktan başka bir şey istemiyordu artık. Birkaç saniye içerisinde ardında pop sesiyle kardeşine veda etti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anastasia Lorién Véalidus
Spellbound Seherbaz Dpt. Bşk. & Yönetici
Spellbound Seherbaz Dpt. Bşk. & Yönetici
Anastasia Lorién Véalidus


Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi : 04/06/11
Yaş : 27

Mini Lejant
Savaş Tarafı: Aydınlık
RP Yaşı: 26
RP Partneri: Olacaktı. Dul kaldım abi *,*

17 Numara Empty
MesajKonu: Geri: 17 Numara   17 Numara EmptyPerş. Eyl. 08, 2011 5:14 pm

      Kardeşinin öfkeli sesi duvarlardan yansırken, Anastasia sadece dinlemekle yetinmişti. Annesi ona kızarken de bir şey diyemezdi. Böyle dut yemiş bülbüle dönerdi. İlk defa karşı çıktığı gün evi terk etmişti zaten. Annesinin bulanık görüntüsü onu odada yalnız bırakırken öfkenin içinde büyüdüğünü hissettiği an derin bir nefes aldı ve kendini sakinleştirmeye çalıştı. Sokak kapısının sesi gelene kadar orada öyle dikildi. Bir an için nefes alamadı ve kendini koridora attı. Büyük ahşap kapıyı açtı ve gecenin soğuk rüzgarı altında, terastaki koltuklardan birine oturdu. Cılız sokak lambaları altında kardeşinin sulietini görebiliyordu hala. Bir damla gözyaşı yanağını ıslattı. Elinin tersiyle onu kuraladı ve boş gözlerle geceyi izlemeye devam etti. Ayaklarının üzerinde o tanıdık tüyleri hissedince gözlerini kapadı ve köpeğinin başını okşadı. Tek şuçlu Elbereth değildi tabi ki... Onun kadar en az kendisi de suçluydu. Köpeğini kapamadığı için suçluydu. Onunla neden anlaşamadığını çözemediği için suçluydu.

      Birden gözlerinin önüne kardeşinin karanlık görüntü geldi ve kafasını salladı genç seherbaz. Büyük ihtimalle uyku sersemi olduğu için böyle görmüştü. Ama bu kendini kandırmaktan başka bir şey değildi. Hava iyice serinleyince sabahlığına sarıldı ve içeri girdi. Thor da onun peşinden... Cadı yumuşak yatağına kurulurken, köpek de onun ayak ucuna kıvrıldı. Anastasia kafasında binbir soru ile yavaş yavaş bilincini kaybederken, kendini az önceki kabusunun içinde buluverdi tekrar. Tek fark bu sefer her şey daha belirgindi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Anastasia Lorién Véalidus
Spellbound Seherbaz Dpt. Bşk. & Yönetici
Spellbound Seherbaz Dpt. Bşk. & Yönetici
Anastasia Lorién Véalidus


Mesaj Sayısı : 97
Kayıt tarihi : 04/06/11
Yaş : 27

Mini Lejant
Savaş Tarafı: Aydınlık
RP Yaşı: 26
RP Partneri: Olacaktı. Dul kaldım abi *,*

17 Numara Empty
MesajKonu: Geri: 17 Numara   17 Numara EmptyPerş. Eyl. 08, 2011 5:15 pm

Rp Sonu~
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
17 Numara
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Vinceria Lineum RPG :: Spellbound :: Ollivander Tepesi-
Buraya geçin: